Sosyal Etki Taahhüdümüz
Igloo Collective olarak influencer pazarlamasının yalnızca ürün ve hizmetlerin tanıtılmasını sağlayan ticari bir iletişim faaliyeti olmadığına inanıyoruz. İçerik üreticilerinin sahip olduğu etkileşim gücü, markaların erişim imkânları ve dijital toplulukların oluşturduğu ortak hareket alanı; toplumsal konuların görünür hâle gelmesine, farklı seslerin duyulmasına ve olumlu davranış değişikliklerinin desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Bu nedenle yürüttüğümüz çalışmalarda ticari başarı ile toplumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirmiyoruz. Markalar, içerik üreticileri, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve dijital topluluklar için daha adil, şeffaf, kapsayıcı ve güvenilir bir ekosistem oluşturmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz.
Sosyal etki yaklaşımımız; yalnızca belirli dönemlerde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projeleriyle sınırlı değildir. İş birliği seçimlerinden iletişim diline, kampanya planlamasından ücretlendirme süreçlerine, içerik kontrolünden sonuçların değerlendirilmesine kadar tüm çalışma süreçlerimizde etik ilkeleri ve toplumsal faydayı gözetmeyi amaçlıyoruz.
Adil ve Şeffaf İş Birlikleri
İçerik üreticileri ile markalar arasında kurulan ilişkinin açık, dürüst ve karşılıklı güvene dayalı olması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda iş birliklerinin kapsamının, içerik beklentilerinin, kullanım haklarının, teslim tarihlerinin, ücretlerin ve diğer çalışma koşullarının mümkün olduğunca anlaşılır şekilde belirlenmesini destekliyoruz.
İçerik üreticilerinin emeklerinin karşılığını adil biçimde almasını, ödeme süreçlerinin şeffaf ve öngörülebilir olmasını önemsiyoruz. İş birliği süreçlerinde sonradan ortaya çıkan belirsizlikleri, kapsam dışı talepleri ve taraflardan birini dezavantajlı hâle getirebilecek uygulamaları azaltmayı hedefliyoruz.
Markalar açısından da ölçülebilir, gerçekçi ve açık beklentiler oluşturmayı önemsiyoruz. Kampanyaların yalnızca yüksek erişim rakamlarına değil; hedef kitle uyumu, güvenilirlik, içerik kalitesi, etkileşim niteliği ve marka hedeflerine sağlanan katkı üzerinden değerlendirilmesini destekliyoruz.
İçerik Üreticilerine Eşit Fırsatlar
Influencer pazarlamasında fırsatların yalnızca yüksek takipçi sayısına sahip içerik üreticilerine sunulmaması gerektiğine inanıyoruz. Mikro ve nano içerik üreticileri de dâhil olmak üzere, kendi topluluğunda güven oluşturan, özgün içerikler üreten ve belirli bir alanda güçlü iletişim kuran üreticilerin markalarla buluşmasını destekliyoruz.
İş birliği değerlendirmelerinde yalnızca takipçi sayısını değil; içerik üreticisinin hedef kitlesini, etkileşim kalitesini, uzmanlık alanını, anlatım biçimini, güvenilirliğini ve kampanyaya sağlayabileceği katkıyı dikkate almayı amaçlıyoruz.
Farklı şehirlerden, sosyal çevrelerden, yaş gruplarından, deneyim seviyelerinden ve içerik kategorilerinden üreticilere alan açmanın daha çeşitli ve gerçekçi bir dijital iletişim ortamı oluşturduğuna inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca sektörde hâlihazırda görünürlüğü yüksek olan kişilere değil, gelişme potansiyeli taşıyan yeni içerik üreticilerine de fırsat sunmayı önemsiyoruz.
Kapsayıcı ve Saygılı İletişim
Tüm bireylerin kendilerini güvende, saygı görmüş ve temsil edilmiş hissedebileceği bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyoruz. Cinsiyet, yaş, engellilik durumu, etnik köken, inanç, yaşam tarzı, sosyal geçmiş, fiziksel görünüm veya kişisel özellikler üzerinden ayrımcılığı, dışlayıcı dili ve ötekileştirici yaklaşımları kabul etmiyoruz.
Kampanyalarda kullanılan görsellerin, mesajların ve iletişim dilinin farklı topluluklar üzerindeki etkisinin dikkate alınması gerektiğine inanıyoruz. Toplumsal kalıpları güçlendiren, bireyleri değersizleştiren, nefret söylemini teşvik eden veya hassas grupları hedef alan içeriklerin karşısında duruyoruz.
Kapsayıcılığı yalnızca iletişim metinlerinde kullanılan ifadelerle sınırlı görmüyoruz. İçerik üreticisi seçimlerinden kampanya temsil biçimlerine kadar tüm süreçlerde farklı bakış açılarına yer verilmesini destekliyoruz.
Sorumlu Reklam ve Şeffaf İçerik
Dijital topluluklarla kurulan ilişkinin güven temelinde sürdürülebileceğine inanıyoruz. Bu nedenle reklam, sponsorluk, ürün gönderimi, ücretli iş birliği ve diğer ticari ilişkilerin takipçiler tarafından anlaşılabilecek şekilde belirtilmesini destekliyoruz.
İçerik üreticilerinin kişisel deneyimlerini gerçeğe uygun şekilde aktarmasını, kullanmadıkları veya yeterli bilgiye sahip olmadıkları ürünler hakkında yanıltıcı değerlendirmelerde bulunmamasını önemsiyoruz. Ürün ve hizmetlerin özellikleri, kullanım sonuçları veya sağlayabileceği faydalar konusunda doğrulanamayacak iddialardan kaçınılmasını teşvik ediyoruz.
Özellikle sağlık, finans, çocuklar, kişisel bakım ve benzeri hassas alanlarda gerçekleştirilen iletişim çalışmalarında daha dikkatli ve sorumlu bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Ticari hedeflerin, tüketicilerin doğru bilgiye erişme hakkının önüne geçmemesi gerektiğini savunuyoruz.
Toplumsal Fayda Sağlayan Projelerin Desteklenmesi
Toplumsal fayda sağlayan girişimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, sosyal sorumluluk projelerinin ve farkındalık çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulunmayı önemsiyoruz.
Eğitim, çevre, hayvan hakları, kadınların güçlendirilmesi, çocukların korunması, afet dayanışması, erişilebilirlik ve fırsat eşitliği gibi alanlarda gerçekleştirilen çalışmaların doğru içerik üreticileri ve etkili iletişim yöntemleriyle desteklenebileceğine inanıyoruz.
Bu kapsamdaki projelerde yalnızca geçici görünürlük sağlamayı değil, ilgili konuya yönelik doğru bilgi paylaşımını, kalıcı farkındalık oluşmasını ve toplulukların harekete geçmesini desteklemeyi amaçlıyoruz.
Sosyal fayda odaklı kampanyalarda kullanılan dilin hassas, saygılı ve gerçekçi olmasına dikkat edilmesi gerektiğini savunuyoruz. İnsanların yaşadığı zorlukların yalnızca dikkat çekmek veya etkileşim elde etmek amacıyla kullanılmasını doğru bulmuyoruz.
İçerik Üreticilerinin İyi Olma Hâli
İçerik üretiminin dışarıdan görüldüğü kadar kolay ve kesintisiz bir süreç olmadığının farkındayız. Sürekli görünür olma baskısı, performans beklentileri, yoğun içerik takvimi, sosyal medya yorumları ve dijital rekabet; içerik üreticilerinin fiziksel ve zihinsel iyi olma hâlini etkileyebilir.
Bu nedenle gerçekçi teslim tarihleri belirlenmesini, içerik üreticilerinin çalışma kapasitesine saygı gösterilmesini ve sürekli ulaşılabilir olma beklentisinden kaçınılmasını destekliyoruz. İçerik üreticilerinin yaratıcı kararlarına, kişisel sınırlarına ve kendi topluluklarıyla kurdukları ilişkiye saygı duyulması gerektiğine inanıyoruz.
Bir içerik üreticisini değerli kılan unsurun yalnızca kampanya sonuçları veya istatistiklerden ibaret olmadığını biliyoruz. Uzun vadeli, sağlıklı ve güvene dayalı iş birliklerinin tüm taraflar için daha sürdürülebilir sonuçlar oluşturduğunu düşünüyoruz.
Çocukların ve Hassas Grupların Korunması
Çocukları ve hassas grupları ilgilendiren içeriklerde daha yüksek bir sorumluluk standardı benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çocukların mahremiyetinin, güvenliğinin ve kişisel haklarının ticari hedeflerin önünde tutulmasını destekliyoruz.
Çocukların yer aldığı içeriklerde ebeveyn veya yasal temsilci onayının bulunması, özel bilgilerin korunması ve çocuğun ileride zarar görebileceği paylaşımlardan kaçınılması gerektiğini savunuyoruz.
Benzer şekilde afet mağdurları, ekonomik zorluk yaşayan bireyler, sağlık sorunları bulunan kişiler veya ayrımcılığa maruz kalan grupların iletişim çalışmalarında birer reklam unsuru hâline getirilmemesi gerektiğine inanıyoruz. İnsan onurunu ve mahremiyeti koruyan bir iletişim anlayışını benimsiyoruz.
Dijital Güvenlik ve Mahremiyet
Çalışanlarımızın, içerik üreticilerinin, markaların ve kampanyalara dâhil olan kişilerin kişisel verilerinin korunmasına önem veriyoruz. İş süreçlerinde elde edilen iletişim bilgileri, kampanya verileri, performans sonuçları ve ticari bilgilerin yalnızca gerekli amaçlar doğrultusunda kullanılmasını hedefliyoruz.
İçerik üreticilerinin hesap güvenliğini riske atabilecek erişim taleplerinden kaçınılmasını, şifrelerin ve özel hesap bilgilerinin paylaşılmamasını destekliyoruz. Veri paylaşımının kapsamı ve amacı konusunda tarafların bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Dijital güvenliği yalnızca teknik bir konu olarak değil, aynı zamanda güvene dayalı iş ilişkilerinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz.
Doğru Bilgi ve Yanıltıcı İçerikle Mücadele
İçerik üreticilerinin topluluklar üzerindeki etkisinin beraberinde önemli bir sorumluluk getirdiğine inanıyoruz. Yanlış, doğrulanmamış veya bağlamından koparılmış bilgilerin geniş kitlelere yayılması ciddi toplumsal sonuçlar oluşturabilir.
Bu nedenle özellikle sağlık, finans, hukuk, güvenlik ve kamu yararını ilgilendiren konularda güvenilir kaynaklara dayalı iletişim yapılmasını destekliyoruz. İçerik üreticilerini doğrulanmamış bilgileri kesin gerçekler gibi paylaşmaktan kaçınmaya teşvik ediyoruz.
Bir hata yapılması hâlinde içeriğin düzeltilmesini, yanlış bilginin açıkça belirtilmesini ve topluluğa doğru bilginin ulaştırılmasını sorumlu iletişimin bir parçası olarak görüyoruz.
Ölçülebilir ve Sürdürülebilir Etki
Sosyal etkinin yalnızca görüntülenme, beğeni veya erişim sayılarıyla ölçülemeyeceğine inanıyoruz. Gerçek etkinin; oluşturulan farkındalık, davranış değişikliği, topluluk katılımı, sağlanan destek, yapılan bağışlar veya ilgili konuya yönelik uzun vadeli ilgi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sosyal fayda odaklı projelerde kampanya hedeflerinin başlangıçta açıkça belirlenmesini ve elde edilen sonuçların mümkün olduğunca ölçülebilir hâle getirilmesini destekliyoruz. Başarılı çalışmalar kadar gelişime açık alanların da şeffaf biçimde değerlendirilmesini önemsiyoruz.
Tek seferlik ve yalnızca görünürlük amaçlayan çalışmalar yerine, uzun vadeli değer oluşturabilecek iş birliklerini teşvik ediyoruz.
Hesap Verebilirlik ve Sürekli Gelişim
Sosyal etki yaklaşımımızın tamamlanmış ve değişmez bir yapı olmadığının farkındayız. Dijital iletişim dünyası, toplumsal ihtiyaçlar ve sektör standartları değiştikçe çalışma yöntemlerimizi gözden geçirmeyi ve geliştirmeyi taahhüt ediyoruz.
Çalışanlarımızdan, içerik üreticilerinden, markalardan ve topluluklardan gelen geri bildirimleri dikkate almayı önemsiyoruz. Etik ilkelerimizle uyuşmayan bir durum tespit edildiğinde konuyu değerlendirmeyi, gerekli düzeltmeleri yapmayı ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için süreçlerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz.
Taahhütlerimizin yalnızca web sitemizde yer alan ifadelerden ibaret kalmaması için bu ilkeleri günlük iş süreçlerimize yansıtmayı amaçlıyoruz.
Taahhüdümüz
Igloo Collective olarak;
- Markalar ve içerik üreticileri arasında adil ve şeffaf ilişkiler kurulmasını desteklemeyi,
- Farklı ölçekteki içerik üreticilerine eşit fırsatlar sunmayı,
- Ayrımcılığa, nefret söylemine ve dışlayıcı iletişime karşı durmayı,
- Reklam ve sponsorluk ilişkilerinin açıkça belirtilmesini teşvik etmeyi,
- Yanıltıcı, doğrulanmamış ve manipülatif içeriklerden kaçınmayı,
- Çocukların, hassas grupların ve kişisel verilerin korunmasını gözetmeyi,
- Toplumsal fayda sağlayan projelere ve girişimlere destek vermeyi,
- İçerik üreticilerinin emeğine, sınırlarına ve iyi olma hâline saygı göstermeyi,
- Sosyal etki çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmeyi,
- Hatalarımızdan öğrenmeyi ve süreçlerimizi sürekli geliştirmeyi
taahhüt ediyoruz.
Ticari başarı ile toplumsal sorumluluğun birlikte yürütülebileceğine inanıyoruz. Her kampanyada, her iş birliğinde ve her iletişim sürecinde yalnızca kısa vadeli sonuçlara değil; güvene, etik değerlere ve uzun vadeli toplumsal faydaya odaklanmayı sürdüreceğiz.